Sencer Akademi

PKK Tarihsel Dönüşümü Kuruluşundan Günümüze İdeoloji, Strateji ve Örgütsel Yapıdaki Değişimler

ÖZET

Bu çalışma, PKK terör örgütünün kuruluş sürecinden günümüze kadar geçirdiği ideolojik, örgütsel ve stratejik dönüşümü tarihsel bir yaklaşımla incelenmektedir. Örgütün temelleri, Abdullah Öcalan’ın Ankara’da üniversite öğrencisi olduğu dönemlerde şekillenmiştir. PKK’nın ideolojik altyapısı, 1973 yılında Abdullah Öcalan’ın öncülüğünde Marksist-Leninist bir anlayış doğrultusunda oluşturulmuştur.

Örgüt, bağımsız bir Kürt devleti kurma hedefi doğrultusunda şekillenmiş; silahlı mücadeleyi temel araç olarak benimseyerek gerilla savaş taktiğini uygulamaya koymuştur. Bu doğrultuda kırsal alanlarda başlayan eylemler zamanla şehirleri de kapsayan farklı eylem biçimlerine şekillenmiş, PKK’nın örgütsel yapısı, merkeziyetçi bir lider anlayışı etrafında hiyerarşik biçimde de oluşturulmuştur. Bu çalışma, PKK terör örgütünün ideolojik temelleri, savaş stratejisini, örgütsel yapıdaki dönüşümleri bütüncül bir çerçevede analiz etmektedir. 

ABSTRACT

This study examines the ideological, organizational, and strategic transformation of the PKK terrorist organization from its founding to the present day using a historical approach. The foundations of the organization were laid during Abdullah Öcalan’s time as a university student in Ankara. The PKK’s ideological framework was established in 1973 under the leadership of Abdullah Öcalan, based on a Marxist-Leninist understanding.

The organization was shaped by the goal of establishing an independent Kurdish state; it adopted armed struggle as its primary tool and implemented guerrilla warfare tactics. In this vein, actions that began in rural areas gradually took shape in different forms, encompassing cities as well. The PKK’s organizational structure was also formed hierarchically around a centralized leadership concept. This study analyzes the ideological foundations of the PKK terrorist organization, its war strategy, and the transformations in its organizational structure within a comprehensive framework.

Giriş

PKK, Abdullah Öcalan tarafından kurulan bir örgüttür. Öcalan ve onun ile birlikte 21 kişi tarafından kurulan terör örgütü Marksist-Leninist çizgisinde şekillenmiştir. Türkiye merkezli olarak çıkan terör örgütü yıllar boyunca ülkenin güvenlik, siyaset ve toplumsal yapısı üzerinde kalıcı ve derin etkiler bırakmıştır. 1970’li yılların sonlarından itibaren PKK terör örgütü, Kürt sorunu bağlamında şekillenen terör sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu süreçte, yalızca silahlı çatışmalarla değil aynı zamanda toplumsal hafızada derin ve kalıcı izler bırakan şiddet döngüsüyle şekillenmektedir. 1984 yılında örgütün eylemleri süreklilik kazanmış ve bölgesel güvenliğini tehlikeye yol açmaktadırlar. Özellikle 1986 yılına kadar geçen süreçte, PKK yalnızca güvenlik güçlerine değil aynı zamanda köylülere yönelik baskı, şiddet ve tehdit politikaları da izlemiştir. Bu dönemde örgüt, silahlı eylemlerini stratejik bir çerçeveye oturtarak “gerilla savaşı” ve “halk ayaklanmasını” bir arada ele alarak mücadele anlayışını benimsemiştir.

Bu çalışmamda, PKK’nın kuruluşundan itibaren ideolojik yönelimi, eylem ve saldırı yöntemleri ile benimsediği stratejik yaklaşımı kuruluşundan günümüze kadar ele alarak, örgütün dönüşüm sürecini analitik bir çerçevede incelemeyi amaçlamaktadır.

2.Kuramsal Çerçeve

2.1 PKK Terör Örgütünün İncelenmesi

PKK, Türkiye merkezli olarak ortaya çıkmış silahlı bir terör örgütüdür. Örgütün faaliyetleri her ne kadar Türkiye’de başlamış olsa da Suriye sahasındaki varlığı ve etkinliği de kuruluş dönemine kadar uzanmaktadır(IŞIK, 2025). PKK, Türkiye’de 1970’li yılların sonlarından itibaren Kürt sorunu ile ilişkilendirerek ele alınan ve aradan geçen uzun zamana rağmen sona erdirilemeyen bir terör sorunu olarak ortaya çıkmıştır.

Bu süreç, yalnızca silahlı çatışmalarla değil, aynı zamanda toplumsal hafızada derin izler bırakan bir şiddet döngüsüyle şekillenmiştir(KOÇAK, 2025). PKK örgütünün kurucu Abdullah Öcalan, Ankara tapu ve Kadastro Meslek Lisesi’nde öğrenim görmüş, bir süre sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesine kaydolmuştur. Üniversite yıllarında Öcalan, arkadaşları ve hocaları tarafından sert mizacıyla tanınırdı. Bir eylem sırasında gözaltına alınmış ve ardından Mamak cezaevinde yaklaşık 7 ay tutuklu kalmıştır.

Literatürde, Abdullah Öcalan’ın ilerleyen süreçte kuracağı örgüte ilişkin düşünsel çerçevenin ilk kez bu cezaevi sürecinde şekillendiği kabul görmektedir. Cezaevinden çıkarılan Öcalan düşüncelerini yakın arkadaşlarıyla paylaşıp, üniversite eğitimini yarıda bıraktıktan sonra örgütlenme faaliyetlerine yönelmiştir.

Bu kapsamda kendisi ve yakın çevresindeki küçük bir grup, kitle çalışmalarını yürütmek amacıyla Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine gitmiştir. 1977 yılında Gaziantep’te gerçekleştirilen banka soygunu, bu gurubun erken dönem eylemleri arasında yer almaktadır.

1978 yılında Diyarbakır Lice ilçesine bağlı Fis köyünde, Abdullah ve onu destekleyen 21 kişi tarafından kurulmuştur. Örgütün ideolojik çerçevesi, kuruluşundan 2005 yılına kadar Marksist-Leninist bir çizgide şekillenmiş; bu tarihten sonra ise “demokratik konfederalizm” olarak adlandırılan yeni bir ideolojik yönelime evrilmiştir.

PKK kuruluş sürecinde kamuoyunda sürekli Apocular şeklinde anılmıştır. Apo kelime Kürtçede dede anlamına gelmesi nedeniyle, özellikle belirli toplumsal kesimler üzerinde sembolik bir karşılık oluşturmasının hedeflendiği değerlendirilmektedir.

1984 yılında PKK örgütünün Hakkâri’nin Şemdinli, Siirt’in Eruh ilçesinde Türkiye Cumhuriyeti Devletine yönelik ilk silahlı eylemlerini gerçekleştirmişlerdir. PKK’nın bu faaliyetlerin büyük ölçüde siyasal düzenini, kamu güvenliğini, toplumsal istikrarını hedef aldığı görülmektedir. Örgüt tarafından gerçekleştirilen eylemler; köy baskınları, karakol ve üs bölgelerine yönelik saldırılar, pusu ve taciz faaliyetleri, mayın ve el yapımı patlayıcı kullanımı, bomba eylemleri ve sabotajlar şeklinde çeşitlilik göstermektedir(KOÇAK, 2025).

Terör örgütü, 1986 yılına kadar bölgede oluşan otorite boşluğundan yararlanarak çok sayıda eylem gerçekleştirmiştir. Bu süreçte örgüt, mensup sayısını arttırmak amacıyla özellikle zorla katılım yöntemlerine yönelmiş ve bu doğrultuda yoğun propaganda faaliyetleri yürütmüştür. Zorla örgüte dahil edilen kişilerin güvenlik güçleriyle yaşanan çatışmalarda hayatlarını kaybetmeleri durumunda, bu ölümler devlet tarafından gerçekleştirilmiş gibi sunularak halk ile örgüt arasında duygusal ve ideolojik bir bağ kurulmaya çalışılmıştır.

1987 yılı itibarıyla örgüte katılımların artmasıyla daha kalabalık grupların oluşmasına yol açmış; bu paralel olarak gerçekleştirilen eylemlerin sayısında ve niteliğinde belirgin bir artış gözlenmiştir. 1990’lı yıllar ise terör eylemlerinin en yoğun yaşandığı, en fazla güvenlik görevlisi ve sivil kaybının meydana geldiği dönem olarak öne çıkmaktadır. Bu saldırırlar yalnızca can kayıplarına neden olmakla kalmamış, aynı zamanda ciddi ekonomik zararlara yol açmış; binlerce insanın yaşadıkları köyleri terk ederek batı illerine göç etmesine sebep olmuştur(IŞIK, 2025).

1999 yılında terör örgütünün kurucusu Abdullah Öcalan’ın yakalanması, örgüt açısından önemli bir kırılma noktası oluşturmuştur. Bu gelişmenin ardından örgüt, silahlı mücadeleyi sona erdirdiğini kamuoyuna duyurmuş; ülke içindeki silahlı unsurlarını sınır dışına çekeceğini ilan etmiştir. Bu dönemde örgüt, silahlı yöntemler yerine siyasi mücadeleyi önceleyeceğini açıklayarak stratejik bir yön değişikliğine gittiğini ifade etmiştir(IŞIK, 2025).

2004 yılı itibarıyla PKK, örgüt yöneticilerinden murat Karayılan’ın açıklamaları doğrultusunda 1 Haziran’da tek taraflı ateşkesi sona erdirdiğini ilan etmiş; bu tarihten sonra silahlı faaliyetler yeniden yoğunlaşarak özellikle dağlık alanlardan kent merkezlerine doğru genişleme eğilimi göstermiştir. İzleyen süreçte, 2009-2011 yılları arasında Millî İstihbarat Teşkilâtı ile PKK temsilcileri arasında Norveç’in başkenti Oslo’da yürütülen gizli müzakereler, sorunun siyasal yollarla çözümüne yönelik ciddi temaslar olarak kayda geçmiştir.

Bu temasların devamı niteliğinde, 2012 yılında dönemin başbakanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından kamuoyuna “çözüm süreci” olarak ifade edilen yeni bir girişim başlatılmıştır.

21 Mart 2013 tarihinde Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarında Abdullah Öcalan’a ait mektupta PKK’ya silahlı güçlerini Türkiye sınırları dışına çekme çağrısı yapılmıştır. Nitekim 25 Nisan 2013’te Murat Karayılan, Kandil’de yaptığı açıklamada örgütün 8 Mayıs 2013 itibarıyla geri çekilmeye başlayacağını duyurmuştur.

Buna karşın 22 Temmuz 2015’te Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde iki polisin evlerinde öldürülmesiyle birlikte çözüm süreci fiilen sona ermiş; bu olay, devlet ile PKK arasındaki anlaşmazlık ortamının bozulmasına yol açmıştır. İlerleyen süreçlerde siyasal tartışmalar ve farklı bireylerin açıklamaları çerçevesinde şekillenen yeni temaslar, özellikle DEM Parti temsilcilerinin Abdullah Öcalan ile gerçekleştirdiği görüşmeler üzerinden kamuoyunda yeniden gündeme gelmiştir.

27 Şubat 2025 tarihinde Abdullah Öcalan tarafından PKK’ya yönelik silah bırakma çağrısı yapılmış; örgüt, 1 Mart 2025’te ateşkes ilan ettiğini açıklamıştır. PKK’nın silah bırakma sürecini ise 12 Mayıs 2025 tarihinde Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından yapılan ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamayla tarihsel bir boyut kazanmıştır. Aynı tarihte PKK, örgütsel varlığını sonlandırma ve silahlı mücadeleyi tamamen terk etme yönünde karar aldığını duyurarak, Türkiye’de uzun yıllar boyunca süren silahlı çatışma döneminin sona erdiğini ilan etmiştir.

2.2 PKK Terör Örgütünün İdeolojisi

PKK kuruluş aşamasında Marksist-Leninist ideolojiyi benimsemiş; etnik temelli ayrılıkçı bir söylem çerçevesinde oluşan silahlı bir örgüt olarak ortaya çıkmıştır. Örgüt, ideolojik temellerini Marksist-Leninist ilkelerden alarak Türkiye başta olmak üzere bölge ülkelerinde yaşayan Kürtler öncülüğünde bağımsız bir “Birleşik Kürdistan” kurulmasını temel hedef olarak belirlemiştir(IŞIK, 2025).

Kuruluş döneminde etkili olan Marksist-Leninist düşünceden önemli bir ölçüde etkilenmiş olmakla birlikte, diğer Marksist-Leninist gruplardan ideolojik temelde farklılaşmışlardır. Rasim Akyol’a göre PKK ve KCK tarafından benimsenen ideolojik yaklaşım, Maoizmden beslenen unsurları da bünyesine dahil edilmiştir.

Bu doğrultuda, Maoist düşüncenin kırsal gerilla savaşı stratejileri, etnik temelli milliyetçilik ve köylü devrimi gibi unsurları bir arada barındıran karma bir ideolojik bir yapı olarak şekillenmiştir(Sadi Bilgiç, 2014).

2.3 PKK Terör Örgütünün Stratejisi

Karayılan, halk savaşını genelde iki unsurun birleşimi olarak tanımlamaktadır: gerilla gücü ve gerillayı destekleyen halk ayaklanması. Bu strateji çerçevesinde, kapitalizmin geliştiği ve nüfusun büyük ölçüde kentlerde yoğunlaştığı alanlarda halk ayaklanması ön plana çıkarken, nüfusun daha seyrek ve dağınık olduğu kırsal bölgelerde ise gerilla yönetiminin belirleyici olduğu ifade edilmektedir.

Buna göre, kırsalda şekillenen ve güçlenen gerilla yapılanması, zamanla etkisini genişleterek kentlere doğru ilerlemekte; kentlerde ortaya çıkan halk ayaklanmalarıyla bütünleşerek nihai sonucun elde edilmesini amaçlamaktadır. Karayılan ayrıca bu stratejinin üç aşamadan oluştuğunu vurgulamaktadır. İlk aşama, örgütün varlığını korumaya ve güç biriktirmeye odaklandığı stratejik savunma dönemidir.

İkinci aşama ise stratejik denge süreci, gerillanın eylem kapasitesini arttırdığı, saldırılarda karşı tarafa ciddi yaptırımlar yapıldığı ve bazı bölgelerde denetimin sağlandığı bir dönem olarak bilinmektedir.

Üçüncü aşama ise, stratejik saldırı döneminde gerillanın düzenli bir ordu niteliği kazandığı, kentlerde halkın ayaklanma düzeyinde örgütlendiği ve topyekûn mücadele yöntemiyle stratejik saldırılar gerçekleştirilerek sonucun alınmasının amaçlandığı ifade edilmektedir(Sadi Bilgiç, 2014).

PKK’nın eylem ve saldırı yöntemleri incelendiğinde, bu eylemlerin çoğunluğu devletin düzenini ve istikrarını zayıflatmaya yönelik olduğu görülmektedir. Örgütün başvurduğu eylemlerin arasında köy baskınları, karakol ve üs bölgelerine yönelik saldırılar, yol kesme ve adam kaçıma gibi faaliyetler yer almaktadır.

Bu eylemlerin sonucunda sivil halk üzerinde korku ve panik ortamı oluşturulmuş; ekonomik ve stratejik tesisleri zarar görmüş, devletin uygulama ve denetim kapasitesini hedef alınarak toplumsal ve siyasal düzenin bozulmasını amaçlanmaktadır(KOÇAK, 2025).

3.Sonuç

PKK’nın kuruluşundan günümüze kadar geçen süreci incelendiğinde, örgütün ideolojisi, stratejisi ve örgütsel yapı bakımından zaman içerisinde belirgin değişimler görülmektedir. Başlangıçta Marksist-Leninist ideolojiyi benimserken zaman içerisinde hem bölgesel koşulların hem de Türkiye’nin güvenlik politikalarınınetkisiyle farklı yönelimler geliştirmiştir.1990’lı yılların örgütün eylemlerinin yoğunlaştığı hem güvenlik güçlerin hem de sivillerde ağır kayıplar yaşandığı bir dönem olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu süreçte terör örgütü yalnızca can kayıplarına yol açmamakta aynı zamanda ekonomik zararalar, zorunlu göçler ve toplumsal travmaların da izleri görülmektedir. 1999 yıllında Abdullah Öcalan’ın yakalanması birlikte terör örgütü mücadeleyi sona erdirdiğini ilan etseler bile, günümüze kadar eylemlerini devam etmişlerdir. 2025 yılında Abdullah Öcalan silah bırakma çağrısı ve kendini feshettiğini açıklaması ile eylemlerini ve silahlarını bırakmışlardır.

Bu çerçevede PKK’nın tarihsel dönüşümünü, ideolojisini ve stratejisini bütüncül bir perspektifle incelenmektedir.

Rumeysa Kocaer

4.Kaynakça

IŞIK, R. (2025). Pkk Terör Örgütünün Siyasallaşma Çabalarına Suriye İç Savaşının Etkileri Pyd Örneği. Küresel Politika Çalışmaları Dergisi, 2(1), 71–86. https://doi.org/10.29329/kurepol.2025.1302.5

KOÇAK, R. (2025). Etnik Milliyetçiliğe Dayalı Terörizmle Mücadele Kapsamında Pkk Örneği. Terörizm ve Güvenlik Araştırmaları Dergisi, 2(1), 47–59. https://doi.org/10.29329/tegad.2025.1301.4

Sadi Bilgiç, M. (2014). PKK/KCK’nın Stratejisi, Taktikleri ve Taktik Düzeyde Etnik Terörle Mücadele Strategy and Tactics of PKK/KCK and Countering Ethnic Terror at Tactical Level. In Bilge Strateji, Cilt (Vol. 6).

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu